<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/platform.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar/35585353?origin\x3dhttp://cizerim.blogspot.com', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script>
bujene

ms. lama çorbasever :)

Çarşamba, Şubat 27, 2008


Bayan Lama Çorbasever, dumanı üstünde tüten çorbasını yudumlamaktadır. Çiçekli şapkasıyla çok da şıktır.... :))
Lama'nın, taze annemizin mart ayında etkinliği var, logosunu da ben çizdim görüldüğü gibi ;) Hepinizi bu hem kolay, hem lezzetli hem de faydalı etkinliğe bekliyorum....

Etiketler: ,

'AY'I

Salı, Haziran 12, 2007

Hayvanlar serisinin 2. çalışması da bitti. Aslında pek gerçek ayıya benzemedi, daha çok oyuncak ayı gibi oldu ama bana çok sevimli geldi :) 3. çalışmayı belki İstanbul'a dönmeden yaparım. Bana belli olmaz gerçi, bu 2 haftada pek birşey yapamaya da bilirim :) Malum eşya toplama, gezme-tozma işleri...

Not : Çizimin üstüne tıklayın mutlaka, büyük halinde detaylar daha güzel görünüyor ;)

Etiketler: ,

31 Mayıs Dünya Sigarasızlık Günü

Perşembe, Mayıs 31, 2007


Bugün Dünya Sigarasızlık Günü... Lama ve ben bir süre önce, kendi çapımızda, bloglar arasında sigaraya hayır kampanyası başlatmak istedik. Konuyla ilgili blogumuzu Lama'nın yeğeni Gülnihal'in güzel bir yazısıyla açtık. Fakat kampanya için slogan ve logo önemliydi. Düşündük taşındık, aramızda pek çok slogan bulduk ama orjinal, işte bu diyebileceğimiz bir slogan olmadı. Bir elin nesi var iki elin sesi var hesabı sloganla ilgili siz değerli arkadaşlarımıza danışmaya karar verdik. Bize önerilerinizi yazarsanız çok seviniriz :) Bu arada aynı zamanda Lama da kendi blogunda bir post yayınlayacak bu konuyla ilgili. Gelişmeleri oradan da takip edebilirsiniz ;)

Biraz da Dünya Sigarasızlık Günü ve sigaranın zararlarıyla ilgili bilgilenelim :)

Dünya Sağlık Örgütüne üye diğer ülkeler ile birlikte ülkemizde her yıl 31 Mayıs “Sigarasız Bir Dünya Günü” etkinlikleri yapılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütüne üye devletler 198 yılında bu günü, sigara salgını ile oluşan önlenebilir hastalık ve ölümlere dikkat çekebilmek için etkinlik günü olarak belirlemişlerdir.

Bugün '31 Mayıs Dünya Sigarasızlık Günü' uzmanlar sigaranın sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine karşı uyarıda bulunuyor. Hisar Intercontinental Hospital'dan Psikiyatri Uzmanı Dr. Çağatay Karşıdağ, tiryakileri bu özel günde temiz bir sayfa açarak sigarayı bırakmaya davet ediyor.

ESİRİ OLMAYIN

Sigara tiryakiliğinin gelişim sürecini ve bırakma aşamasında karşılaşılan güçlükleri açıklayan Dr. Çağatay Karşıdağ, nikotin bağımlılığının özentiyle denenen ilk nefesle başladığını ifade etti. Evde sigara içen birilerinin varlığı ya da sıkıntıdan kurtulma, bir merak; sigara içimini tetiklediğini anlatan Dr. Çağatay Karşıdağ, "İlk başlarda gerçekten de sayıca az kullanılır, ancak zaman ilerledikçe, sıkıntı ve stresler arttıkça dozu da gitgide artmaya başlar. Sonrasında kişi artık sigaranın esiri olacak derecede kurtulamadığından bırakmayı düşünemez bile" dedi.

HERKES RİSK ALTINDA

Ülkemizde sigaraya başlama yaşının 11'e indiğini kaydeden Dr. Çağatay Karşıdağ, "Erkekler, kızlardan 2 kat daha fazla sigara kullanırken, sosyo-ekonomik durumu düşük olan gruplarda sigara kullanımı daha sık görülmektedir. Değişik illerde yapılan araştırmalarda ortaöğrenim gençlerinde yaşamı boyunca en az bir kez sigara kullanım oranı % 46 ile % 64 arasında değişmektedir. Bu oranlar gün geçtikçe de artmaktadır. Sigaranın olumsuz etkilerine karşı herkes risk altında olmasına karşın hamileler ve yeni çocuk sahibi olanlar, hastanede yatan hastalar, kalp - damar sistemi hastaları, kanser hastaları ve sigara içen anne-babaların çocukları özel risk altındadır" şeklinde konuştu.

BİRDEN BIRAKIN

Sigarayı bırakmaya çalışanların genellikle birden karar vererek bıraktıklarına dikkat çeken Dr. Çağatay Karşıdağ, "Ancak kesin bir karar verilememişse veya kendi isteğinin dışında bırakmaya çalışıyorsa bu sadece sigara kullanımına ara verildiği, yakın zamanda yeniden sigaraya başlanacağı anlamına gelmektedir" şeklinde konuştu.

SağIıkta ağır tablo

Tiryakileri sigarayı bırakmaya götüren sebepleri de açıklayan Dr. Çağatay Karşıdağ, "Bunların başında öncelikle ağır bir tıbbi hastalığının olduğunun öğrenilmesi, beden ve ruh sağlığının bozulduğunun fark edilmesi, aile ve sosyal çevrenin bırakma konusunda baskı yapması, bazen de çevresindeki sigara kullanıcılarının son durumunu gösteren belge veya fotoğrafların görülmesi, saptanan sebepler arasındadır" dedi.

Akciğer kanserlerinin hepsi sigara tiryakisi!

Hisar Intercontinental Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Orhan Dalkılıç meslek hayatı boyunca karşılaştığı bütün akciğer kanseri vakalarını sigara tiryakilerinin oluşturduğunu söyledi. Tiryakileri sigarayı bırakmaya davet eden Dalkılıç, "Girdiği insan bünyesinde dudaktan parmağa kadar tüm organları içten içe kemirerek kansere neden olmaktadır. Bu kimyasal zehirli maddelerin en büyük hedefi temiz havayı aldığımız akciğerlerimiz olup % 95 kanser yapmaktadır. Kanser yapamadıklarında ise her çeşit azap çektirici hastalıklara neden olmaktadır" dedi. Sigaranın son yıllarda hedefini kadınlara yönelttiğini ifade eden Dr. Orhan Dalkılıç, "Etkilediği kadınlarda erken yaşlanma, kemik erimesi, kısırlık, anormal gebelik, sakat ve hastalıklı çocuk doğmasına neden olmaktadır" şeklinde konuştu.

5 adımda tiryaki olmaktan kurtulun

1- Sigarayı bırakmaya hazır olun: Kesin bir bırakma zamanı belirleyin. Sigara içilen ortamlardan uzak durun. Sigarayı bırakma girişimlerinizi hatırlayın, böylece nelerin işe yaradığını, nelerin boş girişimler olduğunu gözden geçirin.

2. Çevrenizden yardım ve destek isteyin: Çevrenize sigarayı bırakmak istediğinizi ve size bu konuda yardımcı olmalarını rica edin. Çevrenizde sigara içilmemesine dikkat edilmesini isteyin.

3. Yeni davranışlar geliştirin: Dikkatinizi sigara içme isteğinden başka konulara çekmeye çalışın. İlk defa sigarayı bırakıyor iseniz günlük rutin davranışlarınızı değiştirin, işe, okula başka yollardan gidin, yaptığınız rutin işleri başka şekillerde yapmaya çalışın. Bol su veya kilo aldırmayan başka sıvılar için.

4. Doktora başvurun: Doktorunuzun önerdiği destek niteliğindeki ilaçları kullanabilirsiniz. Nikotin bandı, nikotin sakızları veya bupropion etken maddeli bazı ilaçlar bu amaçla kullanılmaktadır. Ancak ilaçları kendi başınıza karar verip almayın,

5. Risklere dikkat edin: Kendinizi, sigara içmeyi bırakmanın zorluklarına ve kimi zaman da yeniden başlama riskine karşı hazırlayın.

kaynak

Etiketler: ,

bir küçücük aslancık varmış...

Pazartesi, Nisan 30, 2007

Uzun zamandır yeni yazı yazmıyordum. Beni merak eden olduysa çok şükür iyiyim, tembelliğimin had safhasındayım sadece :) Son birkaç gündür uğraştığım "aslancık" çizimiyle dönüş yapmak istedim. Sevgili arkadaşım Yeliz, bana "çocuk odaları için hayvan çizimleri" fikrini vermişti. Ben de hem kendimi geliştirmek ve hem de portfolyomda bulunması için hayvanlar serisine başladım :) Devamı gelecek inşallah. Hepinize sevgiler...

Etiketler: ,

mim ve etkinlik logosu

Salı, Mart 20, 2007



Yeni yazı yazmanın zamanı geldi galiba :P Şimdi Optio'yla Lama beni ya dövecek ya da bayram yapacaklar şaşkınlıklarından :)))

Neyse yazımıza dönelim efem :) Yukarıdaki logoyu şu anda başlamış bulunan, Emel arkadaşımızın ev sahipliğini yaptığı "tavuk ye" yemek etkinliği için yaptım. Bugün düşündüm de yemek etkinliklerinden mutfakla ilgili güzel bir arşivim oluştu. Sanırım İstanbul'a gidince hepsinin çıktısını alıp mutfağıma asacağım :) Bu arada logoları isteyen olursa seve seve büyüğünü gönderirim...

Bu yazmadığım uzun zaman içerisinde iki kere mimlenmişim :) İlk mim Yasemin'den geldi. Bu mimde bizi mimleyen kişinin sitesine gidip inceliyoruz ve sitesini yorumluyoruz :)

Sevgili Yasemin benim bebek.com'dan tanıdığım bir arkadaşım. Kendisi pek fazla bebek.com'a uğramıyor ama onun yerine oldukça yararlı bir blogu yürütüyor: ışığa doğru
Blogunda her telden, her konudan yazı bulabilirsiniz. Toplumsal olaylara duyarlı, bilgili ve de kültürlü bir insan oluşu blogundan da belli oluyor. Eminim ki aradığınız çoğu şeyi burada bulabilirsiniz. Ben de henüz tam olarak inceleyemedim :) Boş bir zamanımda tüm yazılarını okuyacağım Yasemin ;) Bu güzel dopdolu blog için kutluyorum seni...

İlk mim için mimlediğim arkadaşlar, Lama (gerçi sen beni tanıttın ama olsun :)) Optio'm (sonunda yazdım ama borçlu çıktın :)), Gülenay (Gülenay, geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum buradan. Mimin acelesi yok, istediğin zaman yazabilirsin, zorlamak istemiyorum seni ;))

Gelelim ikinci mime :) ikinci mim Lama'dan geldi. Bu mimde dost bloglardan bahsediliyor, aslında ilk mimle hemen hemen aynı ama bunda mimleyen kişi hakkında değil mimleyeceğiniz kişiler hakkında bahsediyorsunuz. Gelelim dost bloglar hakkındaki düşüncelerime,

Lama, tüm güzel sözlerine teşekkür ediyorum. Beni mimledin, tanıttın ama ben de senin hakkındaki düşüncelerimi yazmak isterim sevgili akrabacım :)) Lama Mutfakta, güne başlarken okunası bir blogdur. Gününüze neşe katar, güzel bir başlangıç yapmanızı sağlar :) Yemek tariflerini hiç bu kadar zevkle okuyacağımı bilmiyordum Lama'yı keşfetmeden önce. Çok enerjik, tatlı, esprili bir insan bu Lama :)
Lama blog başlığıyla başlayan dostluğumuz daim olur, bir gün yüzyüze de görüşürüz inşallah :)

Optio, benim blog hayatıma girmemde büyük katkıları olan arkadaşım :) Aynı zamanda sırdaşım. Kendisi çok cana yakın, güler yüzlü, tatlı dilli. Msn'de online olunca selam vermeden kesinlikle gitmez :) Dostlarının derdiyle dertlenir, sevinciyle sevinir. Onun gibi bir arkadaş zor bulunur kısacası :) Hakkında daha çok bahsedilecek şey var ama beni bilirsin edebiyat özürlüyümdür :) kısacası, iyi ki tanımışım seni tatlı arkadaşım, iyi ki varsın ;)

Vildan, sanal alemdeki ilk dostlarımdan... Bloglardan öncedir bizim tanışmamız. Vildan, araştırmacı ruhlu, özgün fikirli (sürekli yeni fikirler duyarım ve hayran olurum bu özelliğine), tatlı mı tatlı iki prensesin annesi (ben ona süper anne diyorum :)) , dobra, sözünü esirgemez... Ayrıca çok güzel yazar, onu ilk tanıdığım zamanlar kızların günlüğünü bir oturuşta okumuştum. Sürükleyici bir tarzı vardır ve açık net ifadeler kullanır :) Zevkle takip ederim kendisini.

Pino sanal alemde ilk tanıdığım çizim blogunun sahibi. Vildan sayesinde o güzel çizimleriyle tanıştım :) Bir gün Vildan, Pino'nun blogunu göstererek doğum günü için böyle çizimler yapıp yapamayacağımı sormuştu. Ve böyle başladı Pino'yu takip etmem. Yazıları öyle sürükleyici, öyle yalın ki. Hiç sıkılmadan okutuyor kendini. Ve tabii ki o güzel, sevimli, şirin ötesi çizimlerini bahsetmeden geçmek olmaz :) Açıkçası Pino'nun blogunu görmeden evvel bu tip çizimleri pc.de yapabileceğimden emin değildim. Pc'de genelde tablo tarzında çalışıyordum çünkü :) Yani Pino çizimlere başlamam için cesaret kaynağı oldu bende :) Buradan kendisine teşekkür ediyorum...

Sammy, tanıdığım ikinci çizim blogu :) Çok güzel ve orjinal çizimleri vardır kendisinin. En çok öğretici yanını çizimlerle birleştirmesini seviyorum :) Bir nevi sanal kitap gibi blogu. Ayrıca sammy, çok güzel şiirlerin var buradan söylemek istedim ;) Yagi ne kadar şanslı ki senin gibi annesi var ;) Sen şu anda aktif olmasan da gelince okuyacağına eminim. Yeniden dönmen dileğiyle...

Beni yorumlarıyla yalnız bırakmayan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim, ne kadar yazı yazma tembeli olsam da beni takip eden değerli arkadaşlarım hepinize selamlar, sevgiler :)

Etiketler: , ,

uygunsuz gerçek

Cuma, Şubat 09, 2007

Dünya nereye gidiyor böyle? Geçen aylarda yazdığım "Kış Güneşi" yazısında da bahsetmiştim biraz, dünyamızın dengesi altüst oldu diye... Küresel ısınma şu son senelerde iyice kendini hissettirir oldu. En sıcak yaz, bir türlü gelmek bilmeyen kış, eriyen buzullar, yağmayan yağmurlar, kuraklık... Çocuklarımıza, torunlarımıza böyle bir dünya mı bırakacağız? bir kızılderili atasözü der ki; "Dünya bize atalarımızdan miras değil, biz onu çocuklarımızdan emanet aldık.". Ne kadar doğru bu söz. Bizim dünyayı en iyi şekilde korumamız, gelecek nesiller için en güzel biçimde bakmamız gerekirken emanete hıyanet edip, elimizden geldiğince berbat ediyoruz :(

Geçende üyesi olduğum Fotokritik sitesinin forumlarında dolaşırken şöyle bir afişe rastladım:

Eski A.B.D Başkan Yardımcısı Al Gore tarafından, küresel ısınmayla ilgili yapılmış "Uygunsuz Gerçek" adlı filmin afişi. Film, "En İyi Belgesel Filmi" ve " En İyi Özgün Şarkı" dalında da Oscar adayı. Mutlaka üzerlerine tıklayıp inceleyiniz. Dünyamız için ufak da olsa yapabileceklerimizi okuyunuz. www.iklimkrizi.net'ten de daha detaylı bilgiye ve filmin fragmanlarına ulaşabilirsiniz.

Lütfen bu afişi, haberi ulaşabildiğimiz kadar kişiye ulaştıralım. Dünyamız için elimizden geldiğince bir şeyler yapalım.

Etiketler: ,

yeni template ve ben kimim :)

Pazar, Ocak 28, 2007

Uzun bir uğraş sonucunda template'imi bitirdim ve yeni görüntüme kavuştum. Bu arada belirteyim bu template'le uğraşırken neredeyse internet sitesi kurabilecek html bilgisine sahip oldum :P Epey uğraştırıcı, zor ve bir o kadar da keyifli bir işmiş :) İnşallah yeni görüntümü beğenirsiniz...

Yaklaşık 5 gün önce tatlı arkadaşım optio'm beni sobelemiş ve bugün de sevgili gülenay beni mimlemiş. Gülenay senin gibi hem mimlendim hem de sobelendim :) Evet bloglar arasında dolaşan oyunlardan biri bu. Birkaç maddeyle kendimizi tanıtıyoruz... Başlayalım bakalım :

- En bilinen özelliğimden ve kendim de en övündüğüm(!) özelliğimden başlayayım :P Ben tembelim... Özellikle ev işlerini yapmayı hiç sevmem, mesela bulaşık çok zor gelir bana, ama eli mahkum hepsini yaparım. Yemek yapmayı severim ama sonunda o bulaşığı olmasa. Sanırım bu yüzden yemek yapmaktan soğudum. Bir de her ev işi yapmadan önce bunalıma girerim :)) ağlaya zırlaya yaparım :P Ama yaptıktan sonra da tertemiz, mis gibi olunca ev öyle bir rahatlarım ki :) İşte ben böyleyim...

- Ağlamayı çok severim :P Öyle ki geçende restoran'da yemek yerken bile ağladım :)) N'apayım çok acıklı bir müzik çalıyordu... Gözlerim hemen doluverir, reklamlarda bile ağlarım :)) Eşimle bu yüzden çok tartışırız... Ama n'apayım, gözyaşlarım gözümün ucunda duruyor, çıkmak istiyorlar, bırakmasam olmaz di mi :)

- Uzun ve güzel yazılar yazmayı hiç beceremem, üstelik Türk dili ve edebiyatı bölümünde okudum :P Gerçi ite kaka 6 senede bitirdim :) Sanırım olan yetenek kırıntım da bu sayede yok oldu :)) Herkes kütüphaneden edebi kitaplar alırken ben karikatür kitapları alırdım :) Eski Osmanlı sanatlarını, özellikle hat sanatını çok severim. Bir ara kursuna bile gittim ama şimdi maalesef gidemiyorum :(

- Arkadaş ilişkilerindeyse ilk zamanlar soğuk dururum, öyle diyorlar onların yalancısıyım :P Sonraları ortamı tanıdıkça ısınıveririm, ortamın ayrılmaz bir parçası olurum :)

- Bir de, bir de... Söylemedi demeyin, çizerim :))

Benden bu kadar... Kendini tanıtmak çok zor bir işmiş, bu oyundan çıkardığım anafikir bu oldu :) gelelim sobeleyeceğim üç arkadaşıma; Acalya, Pembeli ve Münevver'i sobeliyorum. Hadi bakalım, kolay gelsin ;)

Etiketler: ,

optio'nun doğum günü

Perşembe, Aralık 28, 2006

Blog hayatına girmemde büyük rolü olan tatlı arkadaşım Optio'nun bugün doğum günü :) Buradan da kutlamak istedim, ne de olsa bu blog sana çok şey borçlu ;)
Nice mutlu yıllar dilerim. İyi ki tanımışım seni, o güzel dostluğunla, içtenliğinle, samimiyetinle sarıverdin bizi. İnşallah yeni yaşında da tüm dileklerin gerçek olur, tüm güzellikler, mutluluklar etrafını kuşatır ;) Güzel, sağlıklı bir yıl geçirmeni dilerim tatlı arkadaşım.

Etiketler: ,

kış güneşi

Pazartesi, Aralık 25, 2006

Kış girdiğinden beri kış güneşi bir türlü gitmek bilmiyor. İnsan hava güneşli diye üzülür mü? Ben üzülüyorum :( mevsimlerin kayması, dünyanın dengesinin bozulması yani düşünmek istemiyorum ama havalar bana zorla düşündürtüyor bunları. Kuraklık olacak diyorlar (inşallah olmaz) suyumuz kalmadı diyorlar, peki nereye kadar? Biz insanoğlu el birliğiyle mahvettik dünyayı. Keşke doğaya karşı biraz daha duyarlı olabilsek. Artık kış mevsiminde, kar görmek, yağmur görmek istiyorum. Soğuktan bir yerlerimiz donsa da yine de razıyım. Yeter ki dünya eski düzenine dönsün...

Etiketler: ,

pirinç güzeli

Cuma, Aralık 15, 2006

Ocak ayı yemek etkinliğinin konusu pirinç. Etkinliğin ev sahibesi sevgili Sonia benden logo için tasarım yapmamı rica etti ve sonuçta bu çizim çıktı ortaya...

Eminim her etkinlikte olduğu gibi bu etkinlikte de maharetli ellerden birbirinden güzel tarifler ortaya çıkacak. Hadi hanımlar mutfağa :)

Etiketler: ,


Free Hit Counter