<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=35585353&amp;blogName=s%C3%B6ylemedi+demeyin%2C+%C3%A7izerim+%3A%29&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=BLACK&amp;layoutType=CLASSIC&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fcizerim.blogspot.com%2F&amp;blogLocale=tr_TR&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fcizerim.blogspot.com%2Fsearch" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div>
bujene

ms. lama çorbasever :)

Çarşamba, Şubat 27, 2008


Bayan Lama Çorbasever, dumanı üstünde tüten çorbasını yudumlamaktadır. Çiçekli şapkasıyla çok da şıktır.... :))
Lama'nın, taze annemizin mart ayında etkinliği var, logosunu da ben çizdim görüldüğü gibi ;) Hepinizi bu hem kolay, hem lezzetli hem de faydalı etkinliğe bekliyorum....

Etiketler: ,

çılgın raftingçiler :P

Cuma, Temmuz 27, 2007

Epeydir yoktum biliyorum :) Malatya'dan döndük sonunda. Dönmeden önce de 1 haftalık güzel bir doğu turu yaptık :) Doğu turumuzda Elazığ, Diyarbakır, Mardin, Urfa, Nemrut Dağı ve Darende (Malatya'nın ilçesi) güzergahı vardı. Tüm detayları anlatıp da sizi sıkmak istemiyorum (diğer fotoğrafları sokak süpürgesi'nde paylaşacağım.). O yüzden sadece Darende'de yaptığımız raftingi anlatacağım. Gezimiz gayet güzel geçti ama en eğlencelisi de bu rafting oldu :)) Daha önce başka bir yere yazdığım rafting maceramızı anlatan yazıyı aynen kopyalayacağım (üşendim de tekrar yazmaya :P)

Fotojenik aile (Ayşelere taktığımız lakap, her yerde durup fotoğraf çekildikleri için) ve hijyenik aile'nin (onların bize taktığı lakap, temizliğe çok dikkat ettiğimiz için gerçi Hasan sayesinde hijyenikliğimiz kalmadı ) son macerası Darende'de rafting olayı oldu. Aslında hepimizin en eğlendiği ve en çok aklına kazındığı anıydı rafting hala biraraya geldiğimizde raftingi anlatır ve tekrar tekrar güleriz.
Aslında bizim fotojenik aile, k.babamın doldurmasıyla rafting hayaliyle Malatya'ya gelmişler. İlk gün Darende'ye geldiğimizde, raftingle ilgili pek çok yerde afiş asılıydı. O afişlerden birini aldık ve günlerce gezi boyunca yanımızda dolaştırdık. Ha bir de Ayşe'nin tavus kuşu tüyü var Gündüzbey'de kahvaltı yaptığımız yerden aldığı. O da hem tüm gezi boyunca yanımızda dolaştı, hem de en büyük ihtimamı tüye gösterdik birşey olmasın diye :) sonuçta sağ salim tüy İstanbul'a geldi ve şu an Ayşe'nin evini süslüyor :) Neyse rafting afişi de aynı şekilde Urfa'ya kadar yanımıza aldık. Urfa'da öğretmenevinde bıraktık, yeter bu kadar gezdirdiğimiz diye :P Darende'de nasıl olsa yüzlercesi vardı.
Darende'ye gittik. Zaten pazar günüydü ve rafting otobüsünde insanlar vardı. Hiç afişe bile gerek olmadan görevliyle konuştuk. Ve heyecanla bizden önceki grubun raftingden dönmesini bekledik. Bu heyecan tabi herkesin çenesine vurdu, ortamda onlarca espri patlıyordu biz sanıyoruz ki Discovery Channel'daki gibi azgın nehirlerde rafting yapacağız :) Nerdeee. 5-6 km. kadar otobüsle içlere doğru gittik, daracık yollardan geçtik. Tohma çayı'nın kenarında durduk. Can yeleği, kasklarımızı giydik. Bir yandan da rehberin talimatlarını dinliyoruz. Sonra atladık çaya, ama ilk başlangıcımız ters oldu, döne döne gittik :) Bu arada normalde 6 derece en yükseğiymiş raftingin, Türkiye'de varmış 6 derecelik yer, Tohma Çayı'ysa 2 dereceymiş. Yani bizim gibi çömezler için :) Önce ben öndeydim ama sonra eşim benim gücümün yetersiz kaldığı düşüncesiyle kendi öne geçti, ben ortada kaldım. Bu sefer de eşim, konuşmaktan kürek çekmedi :) hatta rafting yerine manzara seyredecekmiş :)) Ben bir yandan eşimin boşluğunu doldurmaya çalışıyorum, talimatlara uymaya çalışıyorum. Bir yandan Hasan'ın sabotelerine karşı koymaya :)) Sol taraftaki üçlü içinde yine de en işe yarayan bendim sanırım. Zaten sağ tarafta en önde oturan Arif abi yüzünden bot sürekli döndü durdu :) Sağ tarafta kürek çeken güçlü biri olunca sol taraf pasif kaldı. Ayşe sürekli gülmelerdeydi, gülmekten kürek çekemedi :) Rehber de Hasan'la uğraşmaktan talimatları söyleyemedi. Neyse böyle böyle ortaya kadar geldik. İsteyen olursa orada durup suya giriyorlarmış. Ben hariç herkes suya atladı. Ben ıslanmayacaktım güya. Kuru çıkacaktım çaydan :P Herkes bi posta yüzdü, çıktılar, tekrar bota atladık. Tam rehber, "Şurada çınarlık var, orada dikkat edin. Çünkü..." Diyemeden kendimi serin sularda buldum :)) bottan düştüm. Üstelik rehbere göre bir ilki başarmışım. Islanmayacaktım ben güya. Görev adamı gibi rehberin dediğini uyguluyorum "Suya düşerseniz, sırt üstü yatın, sizi kurtarmamızı bekleyin." demişti. Bir yandan sürükleniyoruz, ben botun yanında sürüklene sürüklene gidiyorum. Sonunda beni birşey olmadan bota çektiler, çekmez olaydılar :) biri kürekle burnuma vurdu, biri kaskla kafama :)) neye uğradığımı şaşırdım kurtarılınca... Eşimin dediğine göre diz boyu suya düşmüşüm ve orada beklemişim :) Ne kadar doğru bilmiyorum. Bu arada Ayşe de dikkat edilmesi gerekilen çınar dallarına kafasını çarpıyordu... Yani sonuç itibariyle epey eğlenceli bir rafting oldu. Rafting yaparken foto çekilememiştik, hem bugünün eğlencesinden dolayı, hem de foto çekilemediğimiz için bugünün bir karikatürünü çizdim hatıra niyetine :)
Karikatürde,
Discovery adamı : Arif abi
Bayan fotojenik : Ayşe
Bayan hijyenik : ben
Talihsiz rehber : rehber
Aşağı çamurlu : Hasan
Yukarı çamurlu : eşim
:)

'AY'I

Salı, Haziran 12, 2007

Hayvanlar serisinin 2. çalışması da bitti. Aslında pek gerçek ayıya benzemedi, daha çok oyuncak ayı gibi oldu ama bana çok sevimli geldi :) 3. çalışmayı belki İstanbul'a dönmeden yaparım. Bana belli olmaz gerçi, bu 2 haftada pek birşey yapamaya da bilirim :) Malum eşya toplama, gezme-tozma işleri...

Not : Çizimin üstüne tıklayın mutlaka, büyük halinde detaylar daha güzel görünüyor ;)

Etiketler: ,

31 Mayıs Dünya Sigarasızlık Günü

Perşembe, Mayıs 31, 2007


Bugün Dünya Sigarasızlık Günü... Lama ve ben bir süre önce, kendi çapımızda, bloglar arasında sigaraya hayır kampanyası başlatmak istedik. Konuyla ilgili blogumuzu Lama'nın yeğeni Gülnihal'in güzel bir yazısıyla açtık. Fakat kampanya için slogan ve logo önemliydi. Düşündük taşındık, aramızda pek çok slogan bulduk ama orjinal, işte bu diyebileceğimiz bir slogan olmadı. Bir elin nesi var iki elin sesi var hesabı sloganla ilgili siz değerli arkadaşlarımıza danışmaya karar verdik. Bize önerilerinizi yazarsanız çok seviniriz :) Bu arada aynı zamanda Lama da kendi blogunda bir post yayınlayacak bu konuyla ilgili. Gelişmeleri oradan da takip edebilirsiniz ;)

Biraz da Dünya Sigarasızlık Günü ve sigaranın zararlarıyla ilgili bilgilenelim :)

Dünya Sağlık Örgütüne üye diğer ülkeler ile birlikte ülkemizde her yıl 31 Mayıs “Sigarasız Bir Dünya Günü” etkinlikleri yapılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütüne üye devletler 198 yılında bu günü, sigara salgını ile oluşan önlenebilir hastalık ve ölümlere dikkat çekebilmek için etkinlik günü olarak belirlemişlerdir.

Bugün '31 Mayıs Dünya Sigarasızlık Günü' uzmanlar sigaranın sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine karşı uyarıda bulunuyor. Hisar Intercontinental Hospital'dan Psikiyatri Uzmanı Dr. Çağatay Karşıdağ, tiryakileri bu özel günde temiz bir sayfa açarak sigarayı bırakmaya davet ediyor.

ESİRİ OLMAYIN

Sigara tiryakiliğinin gelişim sürecini ve bırakma aşamasında karşılaşılan güçlükleri açıklayan Dr. Çağatay Karşıdağ, nikotin bağımlılığının özentiyle denenen ilk nefesle başladığını ifade etti. Evde sigara içen birilerinin varlığı ya da sıkıntıdan kurtulma, bir merak; sigara içimini tetiklediğini anlatan Dr. Çağatay Karşıdağ, "İlk başlarda gerçekten de sayıca az kullanılır, ancak zaman ilerledikçe, sıkıntı ve stresler arttıkça dozu da gitgide artmaya başlar. Sonrasında kişi artık sigaranın esiri olacak derecede kurtulamadığından bırakmayı düşünemez bile" dedi.

HERKES RİSK ALTINDA

Ülkemizde sigaraya başlama yaşının 11'e indiğini kaydeden Dr. Çağatay Karşıdağ, "Erkekler, kızlardan 2 kat daha fazla sigara kullanırken, sosyo-ekonomik durumu düşük olan gruplarda sigara kullanımı daha sık görülmektedir. Değişik illerde yapılan araştırmalarda ortaöğrenim gençlerinde yaşamı boyunca en az bir kez sigara kullanım oranı % 46 ile % 64 arasında değişmektedir. Bu oranlar gün geçtikçe de artmaktadır. Sigaranın olumsuz etkilerine karşı herkes risk altında olmasına karşın hamileler ve yeni çocuk sahibi olanlar, hastanede yatan hastalar, kalp - damar sistemi hastaları, kanser hastaları ve sigara içen anne-babaların çocukları özel risk altındadır" şeklinde konuştu.

BİRDEN BIRAKIN

Sigarayı bırakmaya çalışanların genellikle birden karar vererek bıraktıklarına dikkat çeken Dr. Çağatay Karşıdağ, "Ancak kesin bir karar verilememişse veya kendi isteğinin dışında bırakmaya çalışıyorsa bu sadece sigara kullanımına ara verildiği, yakın zamanda yeniden sigaraya başlanacağı anlamına gelmektedir" şeklinde konuştu.

SağIıkta ağır tablo

Tiryakileri sigarayı bırakmaya götüren sebepleri de açıklayan Dr. Çağatay Karşıdağ, "Bunların başında öncelikle ağır bir tıbbi hastalığının olduğunun öğrenilmesi, beden ve ruh sağlığının bozulduğunun fark edilmesi, aile ve sosyal çevrenin bırakma konusunda baskı yapması, bazen de çevresindeki sigara kullanıcılarının son durumunu gösteren belge veya fotoğrafların görülmesi, saptanan sebepler arasındadır" dedi.

Akciğer kanserlerinin hepsi sigara tiryakisi!

Hisar Intercontinental Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Orhan Dalkılıç meslek hayatı boyunca karşılaştığı bütün akciğer kanseri vakalarını sigara tiryakilerinin oluşturduğunu söyledi. Tiryakileri sigarayı bırakmaya davet eden Dalkılıç, "Girdiği insan bünyesinde dudaktan parmağa kadar tüm organları içten içe kemirerek kansere neden olmaktadır. Bu kimyasal zehirli maddelerin en büyük hedefi temiz havayı aldığımız akciğerlerimiz olup % 95 kanser yapmaktadır. Kanser yapamadıklarında ise her çeşit azap çektirici hastalıklara neden olmaktadır" dedi. Sigaranın son yıllarda hedefini kadınlara yönelttiğini ifade eden Dr. Orhan Dalkılıç, "Etkilediği kadınlarda erken yaşlanma, kemik erimesi, kısırlık, anormal gebelik, sakat ve hastalıklı çocuk doğmasına neden olmaktadır" şeklinde konuştu.

5 adımda tiryaki olmaktan kurtulun

1- Sigarayı bırakmaya hazır olun: Kesin bir bırakma zamanı belirleyin. Sigara içilen ortamlardan uzak durun. Sigarayı bırakma girişimlerinizi hatırlayın, böylece nelerin işe yaradığını, nelerin boş girişimler olduğunu gözden geçirin.

2. Çevrenizden yardım ve destek isteyin: Çevrenize sigarayı bırakmak istediğinizi ve size bu konuda yardımcı olmalarını rica edin. Çevrenizde sigara içilmemesine dikkat edilmesini isteyin.

3. Yeni davranışlar geliştirin: Dikkatinizi sigara içme isteğinden başka konulara çekmeye çalışın. İlk defa sigarayı bırakıyor iseniz günlük rutin davranışlarınızı değiştirin, işe, okula başka yollardan gidin, yaptığınız rutin işleri başka şekillerde yapmaya çalışın. Bol su veya kilo aldırmayan başka sıvılar için.

4. Doktora başvurun: Doktorunuzun önerdiği destek niteliğindeki ilaçları kullanabilirsiniz. Nikotin bandı, nikotin sakızları veya bupropion etken maddeli bazı ilaçlar bu amaçla kullanılmaktadır. Ancak ilaçları kendi başınıza karar verip almayın,

5. Risklere dikkat edin: Kendinizi, sigara içmeyi bırakmanın zorluklarına ve kimi zaman da yeniden başlama riskine karşı hazırlayın.

kaynak

Etiketler: ,

bir küçücük aslancık varmış...

Pazartesi, Nisan 30, 2007

Uzun zamandır yeni yazı yazmıyordum. Beni merak eden olduysa çok şükür iyiyim, tembelliğimin had safhasındayım sadece :) Son birkaç gündür uğraştığım "aslancık" çizimiyle dönüş yapmak istedim. Sevgili arkadaşım Yeliz, bana "çocuk odaları için hayvan çizimleri" fikrini vermişti. Ben de hem kendimi geliştirmek ve hem de portfolyomda bulunması için hayvanlar serisine başladım :) Devamı gelecek inşallah. Hepinize sevgiler...

Etiketler: ,

mim ve etkinlik logosu

Salı, Mart 20, 2007



Yeni yazı yazmanın zamanı geldi galiba :P Şimdi Optio'yla Lama beni ya dövecek ya da bayram yapacaklar şaşkınlıklarından :)))

Neyse yazımıza dönelim efem :) Yukarıdaki logoyu şu anda başlamış bulunan, Emel arkadaşımızın ev sahipliğini yaptığı "tavuk ye" yemek etkinliği için yaptım. Bugün düşündüm de yemek etkinliklerinden mutfakla ilgili güzel bir arşivim oluştu. Sanırım İstanbul'a gidince hepsinin çıktısını alıp mutfağıma asacağım :) Bu arada logoları isteyen olursa seve seve büyüğünü gönderirim...

Bu yazmadığım uzun zaman içerisinde iki kere mimlenmişim :) İlk mim Yasemin'den geldi. Bu mimde bizi mimleyen kişinin sitesine gidip inceliyoruz ve sitesini yorumluyoruz :)

Sevgili Yasemin benim bebek.com'dan tanıdığım bir arkadaşım. Kendisi pek fazla bebek.com'a uğramıyor ama onun yerine oldukça yararlı bir blogu yürütüyor: ışığa doğru
Blogunda her telden, her konudan yazı bulabilirsiniz. Toplumsal olaylara duyarlı, bilgili ve de kültürlü bir insan oluşu blogundan da belli oluyor. Eminim ki aradığınız çoğu şeyi burada bulabilirsiniz. Ben de henüz tam olarak inceleyemedim :) Boş bir zamanımda tüm yazılarını okuyacağım Yasemin ;) Bu güzel dopdolu blog için kutluyorum seni...

İlk mim için mimlediğim arkadaşlar, Lama (gerçi sen beni tanıttın ama olsun :)) Optio'm (sonunda yazdım ama borçlu çıktın :)), Gülenay (Gülenay, geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum buradan. Mimin acelesi yok, istediğin zaman yazabilirsin, zorlamak istemiyorum seni ;))

Gelelim ikinci mime :) ikinci mim Lama'dan geldi. Bu mimde dost bloglardan bahsediliyor, aslında ilk mimle hemen hemen aynı ama bunda mimleyen kişi hakkında değil mimleyeceğiniz kişiler hakkında bahsediyorsunuz. Gelelim dost bloglar hakkındaki düşüncelerime,

Lama, tüm güzel sözlerine teşekkür ediyorum. Beni mimledin, tanıttın ama ben de senin hakkındaki düşüncelerimi yazmak isterim sevgili akrabacım :)) Lama Mutfakta, güne başlarken okunası bir blogdur. Gününüze neşe katar, güzel bir başlangıç yapmanızı sağlar :) Yemek tariflerini hiç bu kadar zevkle okuyacağımı bilmiyordum Lama'yı keşfetmeden önce. Çok enerjik, tatlı, esprili bir insan bu Lama :)
Lama blog başlığıyla başlayan dostluğumuz daim olur, bir gün yüzyüze de görüşürüz inşallah :)

Optio, benim blog hayatıma girmemde büyük katkıları olan arkadaşım :) Aynı zamanda sırdaşım. Kendisi çok cana yakın, güler yüzlü, tatlı dilli. Msn'de online olunca selam vermeden kesinlikle gitmez :) Dostlarının derdiyle dertlenir, sevinciyle sevinir. Onun gibi bir arkadaş zor bulunur kısacası :) Hakkında daha çok bahsedilecek şey var ama beni bilirsin edebiyat özürlüyümdür :) kısacası, iyi ki tanımışım seni tatlı arkadaşım, iyi ki varsın ;)

Vildan, sanal alemdeki ilk dostlarımdan... Bloglardan öncedir bizim tanışmamız. Vildan, araştırmacı ruhlu, özgün fikirli (sürekli yeni fikirler duyarım ve hayran olurum bu özelliğine), tatlı mı tatlı iki prensesin annesi (ben ona süper anne diyorum :)) , dobra, sözünü esirgemez... Ayrıca çok güzel yazar, onu ilk tanıdığım zamanlar kızların günlüğünü bir oturuşta okumuştum. Sürükleyici bir tarzı vardır ve açık net ifadeler kullanır :) Zevkle takip ederim kendisini.

Pino sanal alemde ilk tanıdığım çizim blogunun sahibi. Vildan sayesinde o güzel çizimleriyle tanıştım :) Bir gün Vildan, Pino'nun blogunu göstererek doğum günü için böyle çizimler yapıp yapamayacağımı sormuştu. Ve böyle başladı Pino'yu takip etmem. Yazıları öyle sürükleyici, öyle yalın ki. Hiç sıkılmadan okutuyor kendini. Ve tabii ki o güzel, sevimli, şirin ötesi çizimlerini bahsetmeden geçmek olmaz :) Açıkçası Pino'nun blogunu görmeden evvel bu tip çizimleri pc.de yapabileceğimden emin değildim. Pc'de genelde tablo tarzında çalışıyordum çünkü :) Yani Pino çizimlere başlamam için cesaret kaynağı oldu bende :) Buradan kendisine teşekkür ediyorum...

Sammy, tanıdığım ikinci çizim blogu :) Çok güzel ve orjinal çizimleri vardır kendisinin. En çok öğretici yanını çizimlerle birleştirmesini seviyorum :) Bir nevi sanal kitap gibi blogu. Ayrıca sammy, çok güzel şiirlerin var buradan söylemek istedim ;) Yagi ne kadar şanslı ki senin gibi annesi var ;) Sen şu anda aktif olmasan da gelince okuyacağına eminim. Yeniden dönmen dileğiyle...

Beni yorumlarıyla yalnız bırakmayan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim, ne kadar yazı yazma tembeli olsam da beni takip eden değerli arkadaşlarım hepinize selamlar, sevgiler :)

Etiketler: , ,

uygunsuz gerçek

Cuma, Şubat 09, 2007

Dünya nereye gidiyor böyle? Geçen aylarda yazdığım "Kış Güneşi" yazısında da bahsetmiştim biraz, dünyamızın dengesi altüst oldu diye... Küresel ısınma şu son senelerde iyice kendini hissettirir oldu. En sıcak yaz, bir türlü gelmek bilmeyen kış, eriyen buzullar, yağmayan yağmurlar, kuraklık... Çocuklarımıza, torunlarımıza böyle bir dünya mı bırakacağız? bir kızılderili atasözü der ki; "Dünya bize atalarımızdan miras değil, biz onu çocuklarımızdan emanet aldık.". Ne kadar doğru bu söz. Bizim dünyayı en iyi şekilde korumamız, gelecek nesiller için en güzel biçimde bakmamız gerekirken emanete hıyanet edip, elimizden geldiğince berbat ediyoruz :(

Geçende üyesi olduğum Fotokritik sitesinin forumlarında dolaşırken şöyle bir afişe rastladım:

Eski A.B.D Başkan Yardımcısı Al Gore tarafından, küresel ısınmayla ilgili yapılmış "Uygunsuz Gerçek" adlı filmin afişi. Film, "En İyi Belgesel Filmi" ve " En İyi Özgün Şarkı" dalında da Oscar adayı. Mutlaka üzerlerine tıklayıp inceleyiniz. Dünyamız için ufak da olsa yapabileceklerimizi okuyunuz. www.iklimkrizi.net'ten de daha detaylı bilgiye ve filmin fragmanlarına ulaşabilirsiniz.

Lütfen bu afişi, haberi ulaşabildiğimiz kadar kişiye ulaştıralım. Dünyamız için elimizden geldiğince bir şeyler yapalım.

Etiketler: ,


Free Hit Counter